Ön Kayıt Formu

Ön Kayıt Formu







 

Ahmet Nuri YILDIRIM

Hikâyem;

1982 yılının Ağustos ayında, Antalya’nın kavurucu güneşi eşliğinde, sıcağa daha fazla dayanamayan anneciğimin apansız doğurması sonucu dünyaya gelmişim 😉

 

Adımı soracak olursanız, henüz anne karnında cinsiyet tespitinin bile yapılamadığı yıllarda Köy Enstitüsü mezunu olan dedem Ramazan Fevzi Yıldırım tarafından daha doğmadan verilmiş bile… Bu çocuğun adı “Ahmet Nuri” olacak demiş dedeciğim. Ruhu şâd olsun. Köy Enstitülerinin efsanesini duymuşsunuzdur, ultrason görüşü bile kazandırıyorlarmış demek ki 🙂 Bi arabası vardı mesela, sütlü kahverengi bir Ford Tanus, “Koca Ford” derdi ona, motorunu indirir rektifiye ederdi. Bir öğretmenden beklenmez hani o bakımdan bu örneği verdim.

 

Doğumumun ardından babamın işi sebebiyle Antalya’dan çıkmışız yola. 14 yaşıma kadar Burdur, Eskişehir, Ankara, Afyon, tekrar Ankara falan derken epey gezdik durduk… Anneciğim, sanat becerileri gelişmiş bir öğretmen, babacığım da iyi kalpli, zeki, bir o kadar da bürokrat ve çalışkan bir makine mühendisi olarak kız kardeşimi ve beni yetiştirip gerçek dünyaya çok iyi bir şekilde hazırlamış olacaklar ki zorluklarla mücadele konusunda kardeşim de ben de çok iyiyizdir.

 

Yukarıda söz ettiğim Afyon serüvenini yaşarken, orada bana bir aydınlanma mı geldi ne oldu bilmem, bir gitarcı olma hayali bir müzik sevgisi girdi kanıma. Tabi evimizdeki babama ait olan gitar, bağlama, ud, mandolin gibi çalgıların arasında büyümüş olmamın da etkisi vardır mutlaka… Afyon’un bir ilçesinde bulunuyorduk ve müzikle ilgili neredeyse hiçbir imkanın olmadığı zamanlardı. Babamın üstün çabalarıyla bize mandolin kursu verebilecek bir öğretmen bulundu ve benim için düzenli bir müzik eğitimi başlamış oldu. Mandolin ile başlayan müzik yolculuğum Ankara serüvenimizle birlikte hep hayalini kurduğum gitar çalgısı üzerinde devam etti.

 

Lise yıllarımda yaşam biçimim haline gelen gitar ve müzik, kişisel gelişimimin mihenk taşlarını oluşturmuş oldu. Müziğe yaşam biçimim dedim ama lise bitimde hangi akla hizmet iktisat okumaya gittim onu da bilmiyorum. Gerçi bu yanlış bir seçim gibi görünse de çok güzel anılar, tecrübeler ve hatta bugünlerime vesile olan “Çalgı Yapım Bölümü” ile tanışmama sebep oldu.

 

İktisat bölümünü üçüncü sınıfın sonunda bırakarak, Çalgı Yapımcısı olma hayali ve vizyonu ile adanmışçasına hazırlandığım yetenek sınavlarının tümünü kazandım. Sanat öğrenimi görmek üzere kaydımı yaptırdığım Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarını yine adanmış bir şekilde bitirdim. Bana en güzel deneyimleri altın tabakta sunan ve beş yılımı geçirdiğim okuluma, hayatımın bugünkü halini borçlu olduğum ve şahane bir öğrenim hayatı geçirmeme vesile olan tüm hocalarıma ve değerli arkadaşlarıma minnettarım.

 

Ekonomi öğrenimi yıllarımda gitar öğretmeni olarak çeşitli kurs merkezlerinde çalışmaya başlamıştım. Bana mesleğim için el veren ve bu konuda bilgilerini benimle cömertçe paylaşan sevgili gitar hocam Soner Sevinç, konservatuvarda okuduğum yıllarda da desteğini sürdürmüş ve iyi bir gitar öğretmeni olmam için geniş bir vizyon açmıştı önümde. Böylelikle İzmir’de de 10’dan fazla kurumda öğretmenlik yaptıktan sonra bugünkü “Köprüvizyon Müzik Kursu” çatısı altında çalışmaya başlamıştım. Veeee burada can yoldaşım, meslektaşım ve ortağım olan değerli eşim Fulya Hanım ile tanışarak hayatımın ışığını da bulmuş oldum.

 

Evliliğimizin daha ilk yıllarındayken, 1997’de güçlü bir felsefeyle kurulmuş olan Köprüvizyon Müzik Kursunu devraldık. Burada önce altyapıyı güçlendirerek işe başladık ve böylece çıtayı her yıl daha da hızla büyüyen bir ivmeyle yükseltmeyi başardık. Bugün “bizim bir hayalimiz var…” diye başlayan cümlemize inanarak İzmir ve çevre illerden ailemize katılmış olan binlerce öğrenciye hizmet vermiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Çevre il derken şaka yapmıyorum, Uşak, Manisa, Aydın, Balıkesir ve pek çok ilçeden öğrencilerimiz oldu 🙂 Bugün hangi alanlarda neler yaptığımızı öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

 

Ailemin en önemli mirası olarak kabul ettiğim mücadele ruhum sayesinde, doğuştan gelen yetenek diye bir şey olmadığının kanıtı olarak karşınızda duruyor, sanat, eğitmenlik ve ticari hayatımda sürekli öğreniyor, durmadan çalışıyor ve hedeflerim doğrultusunda efor koymaktan hiç vazgeçmiyorum. 20 yılımı verdiğim ve her gün öğrenmeye devam ettiğim meslek hayatım, şimdilerde önümde “Öğrenci Mentorluğu, Aile Danışmanlığı” gibi insanlara daha çok fayda sağlayabileceğim bir derya deniz açılmasını sağladı. Bütünün ve ortak iyinin hayrına rehberlik sunabiliyor olmak ve bu rehberliğimin her geçen gün daha da kabul görerek kitlelere ulaşabiliyor olması beni çok mutlu ediyor.

 

Son olarak size servetimden bahsedeceğim… Pırlanta gibi iki erkek evlat ve dokunduğu her şeyi ışığa çeviren bir eş…  Evlatlarıma iyi bir soyadı ve arkamda topluma faydalı kalıcı bir iz bırakmak için yaşıyor ve her yeni deneyim için Yaradan’a şükrediyorum…

 

Ahmet Nuri Yıldırım / İzmir, 25.01.2021

Merak ettiklerinizi öğretmenimize sorabilirsiniz.